Nereden Nereye
Orhan Ayata Bir Uçuşunu Anlatıyor:
1947
Herkes havacılığı seviyordu, fakat hava yolculuğunu benimsemek kolay olmadı.
Bir gün, DC-3 uçağı ile Üstanbul'dan Ankara'ya gidiyorduk. Onbeş-yirmi kadar
yolcu vardı. Bolu'ya vardığımızda Abant Gölü'nü göstereyim dedim. Uçağı
biraz yan yatırdım. Sonra düzeltip tekrar rotaya girdim. Üdareyi Ükinci
Pilota bırakıp yolcu arasına gittim. Endişeli bir halleri vardı. Beni
görünce büsbütün korktular. Hepsi koltuklarına sımsıkı sarıldı. Kokpitte
ikinci pilotun işbaşında olduğunu anlatmaya çalıştıysam da
dinlemediler. Ankara'ya iner inmez doğru Genel Müdür'e gidip beni şikayet
ettiler:
Yolda pilot bizim aramıza geldi. Makinayı başıboş bıraktı..
Ankara'dan hemen bir genelge yayınlandı: Pilot seyir sırasında koltuğundan
ayrılmayacaktı. Ne ilginçtir ki, çok geçmeden ikinci bir genelge geldi.
Bunda da gerektiğinde pilotlardan birinin yolcu arasında gelip moral
vermesi bildiriliyordu. Bugünlere; göre-göre, öğrene-öğrene
geldik.
Uted Dergi